ReklamReklam

İzmir Körfezi için kritik uyarı: Uydu görüntülerinde dikkat çeken renk değişimleri

Haber Merkezi
İzmir Körfezi için kritik uyarı: Uydu görüntülerinde dikkat çeken renk değişimleri

İzmir Körfezi’nde geçmiş yıllarda yaşanan balık ölümleri ve kötü koku sorununun ardından yeni bir çevresel risk uyarısı geldi. 3 Eylül tarihli uydu görüntülerinde Körfez’in farklı noktalarında dikkat çeken renk değişimleri tespit edildi. Uzmanlar, görüntülerin tek başına kesin bir alg patlaması kanıtı olmadığını ancak bilimsel ölçümlerle yakından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. İzmir Körfezi’nin ekolojik geleceğine ilişkin tartışmalar yeniden gündemde. Gediz Ölüyor Birlikte Durduralım İzmir Koordinasyonu Sözcüsü Ramis Sağlam, 3 Eylül 2026 tarihli uydu görüntülerinde Körfez’in çeşitli bölgelerinde dikkat çekici renklenmeler görüldüğünü açıkladı.

Uydu görüntülerinde özellikle Mavişehir, Liman, Alaybey, Konak Pier, Göztepe ve İnciraltı açıklarında renk değişimleri gözlendiği belirtildi. Bu görüntülerin alg yoğunluğu veya olası alg patlaması açısından izlenmesi gerektiği ifade edildi.

Kırmızı renklenmeler ne anlama geliyor?

Görüntülerde kırmızı tonlarla öne çıkan bölgelerin daha çok sığ ve su hareketinin sınırlı olduğu alanlarda yoğunlaştığına dikkat çekildi. Ancak söz konusu renklenmelerin doğrudan “alg patlaması” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı. Kesin bir sonuca ulaşılabilmesi için uydu verilerinin saha ölçümleriyle desteklenmesi gerekiyor. Bu kapsamda klorofil-a, çözünmüş oksijen, azot, fosfor ve fitoplankton değerlerinin birlikte incelenmesinin önem taşıdığı belirtildi.

“Bu yıl neden farklı?”

İzmir Körfezi’nde önceki iki yılda görülen yoğun kötü koku ve balık ölümlerinin bu yıl aynı ölçekte yaşanmaması da değerlendirmelerin önemli başlıklarından biri oldu.

Bu farklılığın nedenleri arasında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen arıtma yatırımları, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi 4. Etap çalışmaları, dere temizlikleri ve Körfez’deki dip çamuru taramaları gösterildi. Meteorolojik koşulların da Körfez’in mevcut durumunda etkili olabileceği değerlendirildi.

Dikkatler yeniden Gediz’e çevrildi

Ramis Sağlam, Körfez’de yürütülen çalışmaların önemli olduğunu belirtirken, sorunun yalnızca deniz içerisinde ele alınamayacağına dikkat çekti. Özellikle Gediz Nehri ve Gediz Havzası’ndan Körfez’e taşınan azot, fosfor ve diğer kirleticilerin yakından takip edilmesi gerektiğini savunan Sağlam, kuzey Körfez’deki bazı renklenmelerin deniz marulu yoğunluğunun görüldüğü bölgelerle örtüştüğüne dikkat çekti.

Azot ve fosfor yükü yeniden gündemde

İZSU ve MASKİ tarafından yapılan ölçümlerde, Menemen Ovası’ndan sulama dönüş sularını taşıyan Ağıl Deresi’nde toplam azot ve fosfor değerlerinin yüksek olduğuna dikkat çekildi. Bu tür besin maddelerinin Körfez’e yüksek miktarda taşınmasının, özellikle su değişiminin sınırlı olduğu İç Körfez’de ötrofikasyon, alg çoğalması ve çözünmüş oksijen seviyesinin düşmesi açısından risk oluşturabileceği belirtildi.

“Risk tamamen ortadan kalkmış değil”

Körfez’de bu yıl önceki iki yıla kıyasla daha ağır bir tablo yaşanmamasının, çevresel sorunların tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediği vurgulandı. Yüksek hava ve deniz suyu sıcaklıkları, düşük rüzgâr, zayıf su sirkülasyonu ile azot ve fosfor yükünün devam etmesi, alg patlaması ve buna bağlı oksijen azalması riskini artırabilecek faktörler arasında sıralandı. Uzman değerlendirmesinde, Körfez’in kalıcı şekilde iyileştirilmesi için yalnızca denizde yapılan çalışmaların yeterli olmayacağı; Gediz Havzası’ndan Körfez’e ulaşan kirlilik yükünün kaynağında azaltılması ve bilimsel izleme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. 3 Eylül tarihli uydu görüntülerinin ise kesin bir kirlilik teşhisi olarak değil, Körfez’deki değişimlerin yakından takip edilmesi gerektiğine işaret eden bir erken uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Paylaş: X Facebook WhatsApp