Dünyanın en eski edebiyat tartışmalarından biri yeniden İzmir’e taşındı. Christopher Nolan’ın “The Odyssey” filmiyle yeniden gündeme gelen Homeros’un İzmirli olduğu yönündeki görüş, antik dönem yazarlarının aktarımları, dil özellikleri ve arkeolojik buluntular üzerinden yeniden değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, Homeros’un doğrudan İzmir’de yaşadığını kanıtlayan kesin bir arkeolojik bulgu bulunmadığını vurguluyor.
Batı edebiyatının temel taşlarından İlyada ve Odysseia destanlarının şairi Homeros’un memleketi olduğu yönündeki tartışmalar, aradan geçen yüzyıllara rağmen sona ermedi. Ünlü yönetmen Christopher Nolan’ın Homeros’un Odysseia destanından uyarladığı “The Odyssey” filmiyle birlikte tartışma bir kez daha gündemin üst sıralarına taşındı.
Bu tartışmanın merkezindeki şehirlerden biri ise İzmir. Antik dönem yazarları Herodot, Strabon ve Pausanias, Homeros’un Smyrnalı olduğu yönündeki aktarımlarıyla İzmir bağlantısını güçlendiren kaynaklar arasında gösteriliyor.
Melesigenes adı İzmir bağlantısını güçlendiriyor
Homeros’un kaynaklarda geçen “Melesigenes” adı da İzmir’le ilişkilendirilen unsurların başında geliyor. “Meles’in oğlu” anlamıyla yorumlanan bu isim, İzmir’deki Meles Çayı ile bağlantılı tarihsel anlatıların önemli parçalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Homeros’a atfedilen eserlerde kullanılan İyon ve Aiol lehçelerinin birlikte görülmesi de uzmanların dikkat çektiği başka bir unsur. Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aylin Ümit Erdem, antik Smyrna’nın bulunduğu Bayraklı bölgesinin bu iki kültürel alanın kesişiminde yer aldığını belirterek, dil bağlantısının İzmir tezini destekleyen verilerden biri olduğunu ifade ediyor.
Bayraklı’da mı yaşadı?
Homeros’un İzmirli olduğu görüşünün en güçlü biçimde tartışıldığı adreslerden biri Bayraklı Höyüğü. Uzmanlara göre Homeros’un yaşadığı kabul edilen MÖ 8. yüzyılda Smyrna’daki yerleşim Bayraklı’da bulunuyordu.
Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Homeros’un Bayraklı’da doğduğunu veya yaşadığını doğrudan ortaya koyan arkeolojik bir kanıt henüz bulunmuyor. Prof. Dr. Erdem de mevcut değerlendirmelerin ağırlıklı olarak antik dönem yazarlarının aktarımlarına dayandığını belirtiyor.
Klaros’taki Homeros heykeli dikkat çekiyor
İzmir’in Menderes ilçesindeki Klaros Kutsal Alanı da Homeros tartışmasının önemli duraklarından biri.
Klaros Kazı Başkanı Doç. Dr. Onur Zunal’ın verdiği bilgilere göre, kazılarda Homeros’a ait olduğu değerlendirilen bir heykelin gövdesine ilişkin iki parça 1952’de, baş kısmı ise 1993’te ortaya çıkarıldı. Parçaların aynı heykele ait olduğunun anlaşılmasının ardından eser 2004 yılında birleştirilerek sergilenmeye başlandı.
Zunal ayrıca antik kaynaklarda Kolofon’da “Homerium” adı verilen bir yapıdan söz edildiğini, ancak söz konusu yapının henüz arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılmadığını belirtiyor.
Smyrna sikkelerinde Homeros izi
İzmir’in Homeros’la ilişkisini destekleyen maddi unsurlar arasında Smyrna sikkeleri de bulunuyor.
Smyrna Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy, MÖ 2. yüzyıldan itibaren Smyrna sikkelerinde Homeros’un kabartmalarına rastlandığını belirtiyor. Bu durum, İzmir’de Homeros’a yönelik kültürel hafızanın Helenistik dönemde de varlığını sürdürdüğüne işaret eden önemli buluntular arasında değerlendiriliyor.
Tarih ile efsane arasındaki çizgi
Uzmanların dikkat çektiği bir başka nokta ise Homeros’un yaşadığı dönem ile eserlerinde anlatılan Troya Savaşı arasında yaklaşık 400 yıllık bir zaman farkı bulunması. Bu durum, destanların tek bir ozanın eseri mi olduğu, yoksa kuşaktan kuşağa aktarılan sözlü şiir geleneğinin farklı ozanlar tarafından derlenmesiyle mi ortaya çıktığı sorusunu gündeme getiriyor.
Dolayısıyla “Homeros İzmirliydi” görüşü güçlü tarihsel ve kültürel dayanaklara sahip olsa da, bugün için kesinleşmiş bir bilimsel gerçek olarak değil, antik kaynaklar ve çeşitli arkeolojik-kültürel bulgularla desteklenen tarihsel bir tez olarak değerlendiriliyor.
İzmir’deki Homeros Vadisi ve mağaraları da bu tartışmanın canlı tutulduğu önemli noktalardan biri. Bornova Belediyesi’nin resmi rehberinde, bölgede bulunan dört küçük mağaranın yüzyıllardır Homeros’la ilişkilendirildiği ve tarih boyunca çok sayıda gezgin, tarihçi ve edebiyatçının bölgeyi ziyaret ettiği aktarılıyor.
Bugün ise Homeros’un hikâyesi yeniden beyaz perdeye taşınırken, İzmir’in “Homeros’un kenti” olup olmadığı sorusu tarihçiler, arkeologlar ve edebiyat araştırmacıları tarafından yeniden mercek altına alınıyor.
