Türksat 3A’nın teknolojik ömrünü tamamlamasının ardından televizyon ve radyo yayınlarının yeni nesil uydulara aktarılması tamamlandı. Operasyonda 573 televizyon ve 215 radyo kanalının yayın yükü taşınırken, izleyicilerin çanak antenlerinde herhangi bir değişiklik yapmasına gerek olmayacak.
Türkiye’nin uydu yayıncılığında önemli bir geçiş süreci tamamlandı. 2008 yılından bu yana hizmet veren Türksat 3A’nın teknolojik ömrünü tamamlaması üzerine uyduda bulunan televizyon ve radyo yayınları, Türksat filosundaki daha yüksek kapasiteli yeni nesil uydulara aktarıldı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 15 Ağustos’u 16 Ağustos’a bağlayan gece gerçekleştirilen operasyonun başarıyla tamamlandığını açıkladı.
788 kanal yeni uydulara geçti
Yaklaşık bir ay süren teknik hazırlıkların ardından gerçekleştirilen operasyon kapsamında 573 televizyon ve 215 radyo kanalının yayınları yeni uydulara taşındı.
Yüzlerce frekansın aynı anda aktarılmasıyla gerçekleştirilen büyük operasyonun, izleyicilere herhangi bir kesinti yansımadan tamamlandığı bildirildi.
Yeni nesil uydularla birlikte televizyon ve radyo yayınlarının daha yüksek kapasite ve gelişmiş teknoloji altyapısıyla sürdürülmesi hedefleniyor.
Çanak anten değişmeyecek
Geçiş sonrası izleyicilerin en çok merak ettiği konu olan çanak anten ayarlarında ise herhangi bir değişiklik yapılmayacak.
Yeni uyduların Türksat 3A ile aynı yörünge konumunda bulunması nedeniyle vatandaşların mevcut çanak antenlerini değiştirmesine veya anten yönünü yeniden ayarlamasına gerek olmadığı belirtildi.
Ancak eski uydu alıcılarını kullanan izleyicilerin “Şebeke Taraması” veya “Ağ Taraması” yapması gerekebilecek.
Yeni nesil televizyon ve uydu alıcılarında bulunan Türksat Kanal Güncelleme Sistemi (TKGS) sayesinde ise kanal listelerinin otomatik olarak güncellenmesi sağlanıyor.
Türksat 7A için hazırlık
Operasyonun Türkiye’nin uzaydaki yayıncılık altyapısını daha da güçlendirdiğini belirten Bakan Uraloğlu, Türksat 6A’nın ardından Türksat 7A için de çalışmaların sürdüğünü açıkladı.
Yeni nesil uydu yatırımlarıyla Türkiye’nin haberleşme ve yayıncılık kapasitesinin artırılması hedefleniyor.
