ReklamReklam

Pestisit tartışmasına İzmir’den bilimsel yaklaşım: “Sorun kullanım miktarından çok doğru kullanımda”

Haber Merkezi
Pestisit tartışmasına İzmir’den bilimsel yaklaşım: “Sorun kullanım miktarından çok doğru kullanımda”

Türkiye’de gıda ürünlerindeki pestisit kalıntıları üzerinden yürütülen tartışmalar sürerken, konuya ilişkin İzmir’den yeni bir değerlendirme geldi. İZTO 82. Zirai İlaçlar ve Gübreler Meslek Komitesi adayı Ziraat Mühendisi Şükrü Cem Akçay, pestisit kullanımının tek başına miktar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Akçay, açıklamasında üreticilerin doğru ürün, doğru doz ve doğru zamanda uygulama yapmasının yanı sıra hasat öncesi bekleme sürelerine uyulmasının gıda güvenliği açısından belirleyici olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin pestisit kullanımı AB ortalamasının altında

Akçay’ın paylaştığı ve 2021 yılı verilerini değerlendiren 2024 tarihli akademik çalışmaya göre Türkiye’de hektar başına pestisit kullanımı 2,26 kilogram seviyesinde bulunuyor. Aynı çalışmada AB ülkeleri ortalaması 3,20 kilogram olarak hesaplanırken, dünya ortalaması 1,07 kilogram seviyesinde. Bu nedenle Türkiye’nin hektar başına kullanımının AB ortalamasının altında, dünya ortalamasının ise üzerinde olduğu belirtiliyor. Akçay ise bu veriler üzerinden Türkiye’de genel bir “aşırı ilaçlama” tablosu bulunmadığını savunarak, asıl risk alanlarından birinin bilinçsiz uygulamalar ve iç pazardaki denetim mekanizmaları olduğunu dile getirdi.

“Daha fazla ilaç, daha güvenli ürün” yanılgısına dikkat çekti

Akçay, pestisit uygulamalarında miktarın artırılmasının ürün güvenliğini doğrudan sağlamadığını belirterek üreticilerin teknik bilgiyle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ziraat mühendisi, doğru teşhis yapılması, ruhsatlı ürünlerin önerilen dozda kullanılması, uygulamanın doğru zamanda gerçekleştirilmesi ve hasat öncesi bekleme süresine uyulmasının temel kurallar arasında bulunduğunu belirtti.

Akçay ayrıca zirai mücadele ürünlerinin reçeteli ve izlenebilir şekilde kullanılmasının önemine işaret etti. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın B-Reçete sistemi de bitki koruma ürünlerinin satışından uygulamasına kadar sürecin kayıt altına alınmasını ve gereğinden fazla kullanımın önlenmesini amaçlıyor. Sistem 2026 yılında kademeli olarak uygulanmaya başlanırken, 1 Temmuz 2026 itibarıyla 81 ilde uygulamaya geçirilmesi planlandı.

Entegre mücadele vurgusu

Akçay, kimyasal mücadelenin tek başına çözüm olarak görülmemesi gerektiğini belirterek Entegre Zararlı Yönetimi (IPM) uygulamalarının yaygınlaştırılmasına dikkat çekti. Bu yaklaşımda hastalık ve zararlılarla mücadelede yalnızca pestisit kullanımına değil, farklı tarımsal yöntemlerin birlikte uygulanmasına odaklanılıyor. Akçay, üreticilerin teknik danışmanlıkla desteklenmesinin bu sistemlerin sahada daha etkin uygulanmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

İç pazardaki denetimlerin artırılması çağrısı

Pestisit tartışmasının bir diğer başlığını ise iç piyasadaki denetimler oluşturdu. Akçay, ihracat için uygulanan kontrollerin yanı sıra iç piyasada satılan ürünlerin de etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini savundu. Bu kapsamda Greenpeace Türkiye'nin eylül ayında açıkladığı domates analizlerini örnek gösterdi.

Greenpeace'in İstanbul'da beş zincir marketten aldığı 20 domates örneğinin üçünde, yani yüzde 15'inde, mevzuata aykırı pestisit tespit edildiği açıklandı. Araştırmada yedi örnekte üçten fazla pestisit bulunduğu da belirtildi. Ancak Greenpeace, örnek sayısının sınırlı olduğunu ve sonuçların tüm piyasaya genellenmemesi gerektiğini özellikle vurguladı. Akçay, bu tür bulguların iç pazar denetimlerinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret ettiğini belirterek, üretimden satış noktasına kadar izlenebilirliğin artırılması çağrısında bulundu.

İZTO’da 1 Ekim seçimleri gündemde

Şükrü Cem Akçay, İZTO 82. Zirai İlaçlar ve Gübreler Meslek Komitesi'nin bu dönem müstakil olarak oluşturulduğunu belirterek, 1 Ekim'deki meslek komitesi seçimlerinin sektör açısından önem taşıdığını ifade etti. Akçay, Tarımda Güven ve Güç Birliği Grubu olarak meslektaşların teknik ağırlığını artırmayı ve tarımsal üretimden tüketiciye uzanan gıda zincirinin bilimsel yaklaşımla güçlendirilmesini hedeflediklerini söyledi.
Kaynak:Bülten

Paylaş: X Facebook WhatsApp