Özge Borak’tan “Tebdil” itirafı: Oyun sırasında polis GBT yaptı!

Editör
Özge Borak’tan “Tebdil” itirafı: Oyun sırasında polis GBT yaptı!

Oyuncu Özge Borak’ın başrolünde yer aldığı “Tebdil”, üçüncü sezonuyla tiyatroseverlerle buluştu. Ahmet Sami Özbudak’ın yazıp yönettiği, Fehmi Karaarslan’ın da başrolleri paylaştığı oyun, İstanbul’un Balat semtinde alışılmışın dışında bir tiyatro deneyimi sunuyor. Gösteriyi farklı kılan ise yalnızca hikâyesi değil, gerçek hayatın da zaman zaman sahneye dahil olması.

Sokağın doğal akışını performansın bir parçası hâline getiren oyunda yaşadıkları ilginç olayları anlatan Özge Borak, kimi zaman çevredeki insanların farkında olmadan oyuna katıldığını, kimi zaman da beklenmedik karşılaşmalar yaşadıklarını söyledi. Borak’ın anlattığı polis kontrolü anısı ise dikkat çekti.

Oyun sırasında polis geldi, GBT kontrolü yaptı!

Açık havada ve günlük yaşamın içinde oyun sergilemenin beklenmedik durumlara yol açabildiğini belirten Özge Borak, yaşadıkları ilginç olaylardan birini paylaştı. Borak, hararetli bir tartışma sahnesi sırasında polisin geldiğini ve ekip arkadaşlarından birine Genel Bilgi Toplama (GBT) sorgusu yaptığını anlattı. Oyuncu arkadaşlarının sorulara yanıt verdiğini gören ekip, onun aslında bir tiyatro oyununda olduğunu hatırlatmaya çalıştı. Borak, arkadaşının neden durumu açıklamadığı sorulduğunda verdiği yanıtı da aktardı: “Ne bileyim, polis gelince öyle söyledim.” Gerçek hayatla sahnenin iç içe geçtiği bu anı anlatan oyuncu, yaşananların oyunun doğal akışı içinde geliştiğini belirtti.

Sokaktan geçenler bile oyunun parçası oluyor

“Tebdil”in en dikkat çekici özelliklerinden biri, klasik tiyatro sahnesinin sınırlarını ortadan kaldırması. Oyuncuların performansı sürerken sokaktan geçenler, çevredeki sesler ve mahalle yaşamı da gösterinin atmosferine dahil oluyor. Özge Borak, mahalle sakinlerinden olumsuz bir tepki almadıklarını, aksine zaman zaman çevredeki insanların oyunun parçası hâline geldiğini söyledi. Oyuncu, yaşadıkları başka bir olayı anlatırken yabancı uyruklu bir kişinin camın önünden kendilerini izlediğini belirtti. O sırada sahnede sert diyaloglar geçtiğini, kendisinin de tehdit içeren sözler söylediğini aktaran Borak, izleyicinin neden ayrılmadığını başlangıçta anlayamadıklarını ifade etti. Daha sonra adamın konuşulanları anlamadığını fark ettiklerini belirten Borak, olayın kendilerini hem şaşırttığını hem de güldürdüğünü dile getirdi.

“Dezavantajlar avantaja dönüşüyor”

Açık havada ve gündelik yaşamın sürdüğü bir mekânda oyunculuk yapmanın kendine özgü zorlukları bulunduğunu söyleyen Borak, özellikle duygusal sahnelerde çevreden gelen seslerin performansı etkileyebildiğini anlattı. Ancak oyunun mekânla kurduğu ilişki sayesinde bu durumun bir dezavantaj olmaktan çıktığını vurgulayan oyuncu, “Zorluk diye düşündüğüm pek bir şey yok. Biz bir mekânın içindeyiz ve oyunun akışını kesmiyoruz. Her şey hayatın doğal akışında devam ediyor. Bu yüzden dezavantajlar avantaja dönüşüyor” dedi. Balat’taki bir kafenin ve çevresindeki sokak yaşamının sahne deneyimine dahil olması, “Tebdil”i geleneksel tiyatro anlayışından ayıran unsurlar arasında yer alıyor.

Her temsil öncesi ekipçe aynı ritüel

Sahneye çıkmadan önce özel bir hazırlık ritüeli olup olmadığı sorulan Özge Borak, ekip olarak her temsil öncesinde kendilerine ait küçük bir geleneklerini sürdürdüklerini söyledi. Borak, oyuncuların bir daire oluşturup birbirlerine sarıldıklarını, ardından kısa bir süre sessiz kaldıklarını ve birbirlerine “İyi oyunlar” diyerek sahneye çıktıklarını anlattı.

Üçüncü sezonunda Balat’ta seyircisiyle buluşan “Tebdil”, gerçek hayatla tiyatronun sınırlarını belirsizleştiren yapısıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Özge Borak’ın anlattığı GBT kontrolü ve sokaktan geçenlerle yaşanan karşılaşmalar da oyunun her temsilinde farklı sürprizlere açık olduğunu ortaya koyuyor.

Paylaş: X Facebook WhatsApp