Kalp ritmi hafızayı etkileyebilir! Uzmanından atriyal fibrilasyon ve demans uyarısı

Haber Merkezi
Kalp ritmi hafızayı etkileyebilir! Uzmanından atriyal fibrilasyon ve demans uyarısı

Kalpte görülen ritim bozuklukları yalnızca kalp sağlığını değil, beyin fonksiyonlarını da etkileyebilir. Bilimsel araştırmalar, atriyal fibrilasyonun demans riskiyle ilişkili olabileceğine işaret ediyor. Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, özellikle çarpıntı ve düzensiz nabız şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Kalp ve beyin sağlığı arasındaki ilişki, bilimsel araştırmalarla yeniden gündeme geldi. Kalbin düzensiz çalışmasına neden olan atriyal fibrilasyonun, yalnızca felç riskini değil, uzun vadede bilişsel işlevleri ve hafızayı da etkileyebileceği belirtiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, atriyal fibrilasyon ile demans gelişme riski arasında ilişki bulunduğuna yönelik bilimsel bulgular olduğunu belirterek, kalp sağlığının korunmasının beyin sağlığı açısından da önem taşıdığına dikkat çekti.

FELÇ GEÇİRMEDEN DE BEYİN HASARI OLUŞABİLİR

Atriyal fibrilasyonun kalbin kulakçıklarının düzensiz çalışmasıyla ortaya çıkan bir ritim bozukluğu olduğunu belirten Oskay, hastalığın çarpıntı, nefes darlığı ve halsizlik gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini, bazı kişilerde ise hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini ifade etti. Bu rahatsızlığın önemli risklerinden birinin kalpte pıhtı oluşumu olduğuna işaret eden Oskay, oluşan pıhtıların beyin damarlarını tıkayarak felce neden olabileceğini söyledi. Ancak beyin üzerindeki etkilerin her zaman belirgin bir felç tablosuyla ortaya çıkmadığını vurgulayan Oskay, küçük damar hasarlarının fark edilmeden gelişebileceğini belirtti. Beyne giden kan akımındaki değişikliklerin yanı sıra yüksek tansiyon ve diyabet gibi hastalıkların da zaman içerisinde hafıza, dikkat ve düşünme becerilerini olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.

HER RİTİM BOZUKLUĞU DEMANS ANLAMINA GELMİYOR

Atriyal fibrilasyon ile demans arasında ilişki bulunmasının, bu ritim bozukluğuna sahip herkesin demans geliştireceği anlamına gelmediğini belirten Oskay, bilimsel bulguların dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. İki durum arasındaki ilişkinin ne ölçüde ritim bozukluğundan, ne ölçüde yüksek tansiyon, diyabet ve diğer sağlık sorunlarından kaynaklandığının henüz kesin olarak açıklığa kavuşmadığını ifade eden Oskay, kalp ve beyin sağlığının birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini vurguladı.

ÇARPINTI VE DÜZENSİZ NABZI GÖZ ARDI ETMEYİN

Kalp ve damar sağlığını korumak için yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Oskay, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve tansiyon, diyabet ile kolesterol gibi risk faktörlerinin kontrol altında tutulması gerektiğini belirtti.

Özellikle çarpıntı ve düzensiz nabız şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyleyen Oskay, atriyal fibrilasyon tanısı konulan hastaların hekimleri tarafından belirlenen tedaviye düzenli şekilde devam etmelerinin önem taşıdığını ifade etti. Uygun hastalarda kullanılan kan sulandırıcı ilaçların felç riskini önemli ölçüde azaltabildiğini belirten Oskay, bu tedavilerin demansı kesin olarak önlediğinin henüz bilimsel açıdan kanıtlanmadığının da altını çizdi.

KALP SAĞLIĞINI KORUMAK BEYİN SAĞLIĞI İÇİN DE ÖNEMLİ

Kalp sağlığına yönelik önlemlerin uzun vadede beyin fonksiyonlarının korunmasına da katkı sağlayabileceğini belirten Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, atriyal fibrilasyonun doğrudan demansa neden olduğuna ilişkin kesin bir yargıya varmak için mevcut bilimsel verilerin yeterli olmadığını ifade etti. Oskay, ritim bozukluklarının erken teşhis edilmesi, felç riskinin değerlendirilmesi ve eşlik eden hastalıkların kontrol altında tutulmasının hem kalp hem de beyin sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Kaynak :Bülten

Paylaş: X Facebook WhatsApp