ReklamReklam

İzmir YMMO Başkanı Zengin’den Vergi Sistemi İçin Kritik Çağrı: “Gelir Kadar Harcama da İzlenmeli”

Haber Merkezi
İzmir YMMO Başkanı Zengin’den Vergi Sistemi İçin Kritik Çağrı: “Gelir Kadar Harcama da İzlenmeli”

İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı Yaşar Zengin, Türkiye’de vergi adaletinin önündeki en önemli sorunlardan birinin kayıt dışı ekonomi olduğunu belirterek, çözümün yalnızca vergi oranlarını artırmakta değil, vergi tabanını genişletmekte olduğunu söyledi. Zengin, gelir beyanlarının yanı sıra harcama ve servet hareketlerinin de sistematik biçimde izlenmesi gerektiğini vurguladı.

“Asıl sorun vergi tabanının dar olması”

Türkiye’de vergi sisteminin daha adil bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirten Yaşar Zengin, aynı geliri elde eden kişilerin benzer ölçüde vergi ödemesinin temel ilke olması gerektiğine dikkat çekti.

Kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin sisteme dahil edilmemesinin yalnızca kamu gelirlerini azaltmadığını ifade eden Zengin, bunun vergisini düzenli ödeyen işletmeler açısından da haksız rekabet oluşturduğunu söyledi.

Zengin, sürekli kayıtlı mükelleflerin üzerine yeni yükler getirilmesinin kalıcı bir çözüm olmayacağını belirterek, “Sorun vergi oranından önce vergi tabanının darlığı” mesajı verdi.

Vergide “gelir-harcama-servet” takibi önerisi

Kayıt dışılıkla mücadelede mevcut gelir beyanı sisteminin tek başına yeterli olmayacağını savunan Zengin, kişinin veya şirket ortağının beyan ettiği gelir ile yaptığı harcamalar arasında oluşabilecek büyük farkların analiz edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Özellikle uzun süre düşük kâr veya zarar beyan eden bir işletmenin ortağının yüksek tutarlı harcamalar yapmasının dikkatle incelenmesi gerektiğini belirten Zengin, gelir, harcama ve serveti birlikte değerlendiren bir denetim modelinin kurulmasını önerdi.

Zengin, kamuoyunda zaman zaman “nereden buldun” şeklinde ifade edilen harcama denetiminin, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede modern bir vergi sisteminin önemli unsurlarından biri olabileceğini kaydetti.

Dijital veriler denetimde önemli avantaj sağlıyor

Gelir İdaresi Başkanlığı ve Vergi Denetim Kurulu’nun dijitalleşmeyle birlikte önemli bir veri altyapısına sahip olduğunu belirten Zengin, bu imkanların daha etkin kullanılabileceğine dikkat çekti.

E-fatura, e-defter ve elektronik beyannamelerin yanı sıra tapu ve noter işlemlerinden elde edilen verilerin karşılaştırılmasıyla vergi kayıp ve kaçaklarının daha erken aşamada tespit edilebileceğini ifade eden Zengin, dijital denetimin önleyici niteliğinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Sadece denetimi artırmak yeterli değil”

Kayıt dışılığın yüksek olduğu sektörlerde yalnızca denetimlerin artırılmasının yeterli olmayacağını belirten Zengin, sektörlerin çalışma koşullarına uygun vergilendirme modellerinin geliştirilmesi gerektiğini savundu.

Gayrimenkul ve inşaat sektörünü örnek gösteren Zengin, özellikle taşeronların vergilendirilmesine ilişkin mevcut yapının yeniden değerlendirilmesinin faydalı olacağını ifade etti.

YMM’lerin denetimdeki rolü artırılsın

Yaşar Zengin ayrıca yeminli mali müşavirlerin önleyici denetim mekanizmasındaki rolünün genişletilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’de yaklaşık 45-50 bin şirketin tam tasdik kapsamında yeminli mali müşavirlerle çalıştığını belirten Zengin, bu kapsamın iki-üç katına çıkarılmasının vergi uyumuna katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Zengin’in önerileri, vergi sisteminde yükün yalnızca kayıtlı mükellefler üzerinde yoğunlaşmaması ve kayıt dışı ekonominin daha etkin biçimde sisteme dahil edilmesi tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Paylaş: X Facebook WhatsApp