Eğitim-Bir-Sen İzmir’den Yeni Eğitim Yılı Mesajı: “Sorunları Konuşmak Yetmez, Çözüm Üretmek Gerekir”
Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Ali Kaya, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde öğretmen ve eğitim çalışanlarının gündemindeki sorunları sıraladı. Kaya; öğretmen açığı, ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik, ek ders ücretleri, okul güvenliği, yardımcı personel eksikliği, eğitimde şiddet ve maaş kayıpları gibi başlıklarda kalıcı çözüm çağrısı yaparken, yeni eğitim döneminin “sorunların konuşulup unutulduğu değil, çözümlerin hayata geçirildiği bir yıl” olması gerektiğini söyledi. 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte eğitim çalışanlarının beklentileri de yeniden gündeme taşındı. Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Ali Kaya, yeni döneme ilişkin yaptığı değerlendirmede, eğitim sisteminin uzun süredir çözüm bekleyen sorunlarının ertelenmemesi gerektiğini belirtti. Kaya, eğitim politikalarının yalnızca sorunları tespit eden değil, kalıcı ve uygulanabilir çözümler üreten bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“PISA başarısında öğretmenlerin emeği büyük”
Türkiye’nin PISA 2025 sonuçlarında fen bilimleri, matematik ve okuma becerileri alanlarında elde ettiği performansa dikkat çeken Kaya, ortaya çıkan tablonun yalnızca eğitim yatırımlarıyla açıklanamayacağını söyledi.
Başarının arkasında öğretmenlerin emeği, özverisi ve fedakârlığının bulunduğunu belirten Kaya, eğitimcileri tebrik etti. Ancak bölgeler ve okul türleri arasındaki başarı farklarının da dikkatle ele alınması gerektiğini ifade eden Kaya, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirecek yeni adımlara ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
“PIKTES önemli bir çözüm adımı oldu”
Kaya, mülakat sürecinde mağduriyet yaşayan öğretmenlerin istihdamına yönelik PIKTES öğretmen alımı üzerinden geliştirilen çözümü de olumlu bir adım olarak değerlendirdi.
Bunun yanında iller arası mazerete bağlı yer değişikliğinde ikinci hak tanınması ve 2023 yılında atanan sözleşmeli öğretmenlere yer değiştirme imkânı verilmesini de eğitim çalışanlarının beklentilerine karşılık veren düzenlemeler arasında gösterdi.
Ancak öğretmen açığı, bölgesel personel dağılımındaki dengesizlik, ücretli öğretmenlik, sözleşmeli istihdam, yer değiştirme sorunları ve ek ders ücretlerindeki yetersizliğin devam ettiğini söyledi.
Öğretmen açığı ve sözleşmeli istihdam eleştirisi
Eğitim-Bir-Sen İzmir Şube Başkanı Kaya’nın gündemindeki en önemli başlıklardan biri öğretmen istihdamı oldu.
İhtiyaç bulunan okullarda ücretli öğretmenlik uygulamasının yerine kadrolu öğretmen istihdamının esas alınması gerektiğini belirten Kaya, sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının da kaldırılması ve sözleşmeli öğretmenlere kadrolu öğretmenlerle aynı hakların tanınması çağrısı yaptı.
Kaya ayrıca özellikle dezavantajlı bölgelerde öğretmenlerin görev yapmasını teşvik edecek özel hizmet tazminatı ve benzeri özendirici uygulamaların hayata geçirilmesini istedi.
“Eğitimde şiddet artık iş güvenliği sorunu”
Okullarda artan şiddet olaylarının artık münferit vakalar olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Kaya, eğitim çalışanlarının güvenliğinin eğitim politikalarının temel başlıklarından biri olması gerektiğini söyledi.
Şiddeti önlemede yalnızca olay sonrası müdahalenin yeterli olmayacağını belirten Kaya; okul, sağlık, sosyal hizmetler ve güvenlik birimleri arasında koordinasyon kurulmasını, erken uyarı mekanizmalarının geliştirilmesini ve öğretmenlerin kriz yönetimi konusunda desteklenmesini önerdi.
Kaya ayrıca dijital platformlar ve sosyal medya içeriklerinin çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin daha kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti.
Her okula rehber öğretmen talebi
Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimi açısından kritik olduğuna dikkat çeken Kaya, öğrenci sayısına bakılmaksızın her eğitim kurumuna bir rehber öğretmen normu verilmesi gerektiğini söyledi.
Şiddet, akran zorbalığı, siber zorbalık, madde bağımlılığı ve teknoloji bağımlılığı gibi sorunların erken tespiti açısından okul rehberlik servislerinin güçlendirilmesini istedi.
Okullarda yardımcı personel krizi
Yeni eğitim döneminin önemli sorunlarından birinin de okulların temizlik ve güvenlik personeli ihtiyacı olduğunu belirten Kaya, geçici istihdam programlarıyla yürütülen hizmetlerin kalıcı çözüm oluşturmadığını savundu.
Her okulun öğrenci ve bina kapasitesine göre yeterli personel ve doğrudan kullanılabilir ödenekle desteklenmesi gerektiğini belirten Kaya, yardımcı personel ihtiyacının kadrolu ve güvenceli istihdam modeliyle karşılanmasını talep etti.
“4+4+4 yeniden masaya yatırılmalı”
Kaya, zorunlu eğitim süresine ilişkin tartışmaların da kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.
Eğitim-Bir-Sen tarafından gerçekleştirilen saha araştırmasının 4+4+4 sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ettiğini belirten Kaya, ortaöğretimde daha esnek ve modüler modellerin tartışılması çağrısında bulundu.
Bu kapsamda özel bir Millî Eğitim Şûrası toplanarak zorunlu eğitim sisteminin tüm yönleriyle ele alınmasını istedi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli için “sadeleştirme” çağrısı
Kaya, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öğrencilerin bütüncül gelişimini esas alan yaklaşımını olumlu bulduklarını ancak uygulamada ortaya çıkabilecek sorunların giderilmesi gerektiğini söyledi.
Müfredatın bazı bölümlerinde sadeleştirme yapılmasını isteyen Kaya, öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitimlerin artırılması ve uygulamayı kolaylaştıracak yardımcı materyallerin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Eğitim çalışanları için ücret ve özlük hakkı talebi
Ekonomik koşulların eğitim çalışanlarının alım gücünü düşürdüğünü belirten Kaya, maaş kayıplarının telafi edilmesi gerektiğini söyledi.
Kaya, seyyanen zam, gelir vergisinin memurlar açısından yüzde 15’e sabitlenmesi ve aile ile çocuk sayısını dikkate alan vergi düzenlemeleri yapılması çağrısında bulundu.
Ayrıca birinci dereceye ulaşan kamu çalışanları için 3600 ek gösterge düzenlemesinin hayata geçirilmesini istedi.
Ek ders ücretleri için artış talebi
Öğretmenlerin ek ders ücretlerine de değinen Kaya, mevcut ücret politikasının beklentileri karşılamadığını belirtti.
2006 yılından bu yana ek ders ücretine esas gösterge rakamlarında değişiklik yapılmadığını savunan Kaya, ek ders birim ücretlerinin en az iki kat artırılmasını ve branşlar ile okul türleri arasındaki ücret farklılıklarının giderilmesini talep etti.
“Eğitim kurumu yöneticiliği kariyer mesleği olmalı”
Okul yöneticiliğinin ikinci görev olmaktan çıkarılması gerektiğini savunan Kaya, eğitim kurumu yöneticiliğinin profesyonel bir kariyer mesleği olarak yapılandırılmasını istedi.
Yönetici atamalarında yazılı sınav, mesleki deneyim ve başarı gibi ölçülebilir kriterlerin esas alınması gerektiğini belirten Kaya, eğitim yönetiminde kalıcı ve öngörülebilir bir sistem oluşturulması çağrısında bulundu.
Kılık kıyafet ve ek görevler için eylem kararı
Eğitim-Bir-Sen’in yeni eğitim yılında bazı eylem kararlarını sürdüreceğini açıklayan Kaya, eğitim çalışanlarının görev tanımı dışında kalan ve ücret ödenmeyen çalışmalara gönüllülük esasına göre katılması yönündeki kararın devam ettiğini bildirdi.
Proje görevleri, kurum ve ev ziyaretleri, öğrenci koçluğu, servis kontrolü, okul dışı nöbetler ile mesai saatleri dışındaki bazı kurs, seminer, toplantı ve törenlere ilişkin uygulamalara da tepki gösteren Kaya, sendikanın bu konudaki tutumunun süreceğini belirtti.
“Sorunları ertelemeye tahammül yok”
Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Ali Kaya, yeni eğitim yılının yalnızca okul açılış törenlerinde sorunların dile getirildiği bir dönem olmaması gerektiğini söyledi.
Kaya, öğretmenlerin ve diğer eğitim çalışanlarının çalışma koşulları iyileştirilmeden eğitim kalitesinde kalıcı bir yükseliş sağlanamayacağını belirterek, “Olumlu adımlarda istikrar, çözüm odaklı yaklaşım” çağrısını yineledi.
Eğitim-Bir-Sen’in açıklaması, 2026-2027 eğitim öğretim yılı başında öğretmen istihdamından okul güvenliğine, ücretlerden eğitimde şiddete kadar geniş bir sorun alanını yeniden gündeme taşırken, sendika eğitim politikalarında daha hızlı, kalıcı ve çalışan odaklı adımlar atılması gerektiği mesajını verdi.
Kaynak: Bülten
