İzmir Otogarı’nın geleceğine ilişkin tartışmalar sürerken, işletmeci İZOTAŞ’tan dikkat çeken bir açıklama geldi. Şirket, Yap-İşlet-Devret sözleşmesinden kaynaklanan öncelik hakkının ve sonrasında oluştuğunu savunduğu kiracılık hakkının İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından dikkate alınmasını istedi. İZOTAŞ, otogarın yenilenmesi için yıllardır yatırım hazırlığı yaptığını belirterek yeni yatırım yükümlülükleri almaya hazır olduğunu açıkladı.İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali’nin geleceğine ilişkin süreçte işletmeci İZOTAŞ ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasındaki hukuki ve idari tartışma yeniden gündeme geldi.İZOTAŞ Hukuk Müşaviri Mehmet Dinçer, terminalin Yap-İşlet-Devret modeli kapsamında yaklaşık 80 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildiğini belirterek, şirketin 25 yıllık işletme döneminde sözleşme gereği brüt cirosu üzerinden belediyeye pay ödediğini söyledi. Dinçer, Yap-İşlet-Devret modelinin klasik bir kiralama ilişkisinden farklı olduğuna dikkat çekerek, yatırımın finansmanı, inşası ve işletme riskinin İZOTAŞ tarafından üstlenildiğini vurguladı.
“Öncelik hakkımız dikkate alınmalı”
İZOTAŞ, otogarın gelecekteki işletme ve yatırım modeli belirlenirken sözleşmede şirket lehine düzenlenen öncelik hakkının değerlendirilmesini talep ediyor.
Şirketin açıklamasına göre, sözleşme süresinin sona ermesinin ardından belediye tarafından yasal süresi içerisinde tahliye ihtarı gönderilmedi ve tahliye davası açılmadı. İZOTAŞ ise bu durumun ardından sözleşmenin, Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri doğrultusunda 14 Aralık 2023 itibarıyla birer yıllık dönemlerle yenilenen kira sözleşmesine dönüştüğü görüşünü savunuyor.
Dinçer, belediyenin yalnızca sözleşmenin sona ermesine ilişkin hükümleri değil, aynı sözleşmede yer alan öncelik hakkı ve sonrasında oluştuğunu belirttikleri kiracılık hakkını da birlikte değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

2018’de otogar için yenileme projesi hazırlandı
İZOTAŞ, otogarın yenilenmesine yönelik yatırım planlarının yeni olmadığını da açıkladı.
Mehmet Dinçer, şirket tarafından 2018 yılında bir yenileme projesi hazırlandığını belirterek, dönemin koşullarında yaklaşık 20 milyon avroluk yatırım öngörüldüğünü söyledi.
Projede belediyenin ilgili teknik birimleri tarafından hazırlanan 2030 yılı projeksiyonları ile ulaşım ve transfer merkezi ihtiyaçlarının dikkate alındığını belirten Dinçer, yıllar önce belediye birimleriyle görüşmeler yapıldığını ve yatırım iradesinin ortaya konulduğunu kaydetti.
“Otogarı çağdaş transfer merkezine dönüştürmeye hazırız”
İZOTAŞ cephesinden verilen mesajda, İzmir Otogarı’nın mevcut yapısının yenilenmesi için yeni yatırım sorumluluklarının üstlenilmeye hazır olduğu belirtildi.
Dinçer, şirketin herhangi bir ayrıcalık talep etmediğini savunarak, sözleşmeden kaynaklandığını düşündükleri öncelik ve kiracılık haklarının uygulanmasını istediklerini ifade etti.
İZOTAŞ Hukuk Müşaviri, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şirketin teklifini belirlenmiş kriterler çerçevesinde değerlendirmesi ve kararını gerekçeleriyle ortaya koyması gerektiğini belirterek, otogarın geleceğinin “sözleşmeye bağlılık, şeffaf değerlendirme ve yeni yatırım iradesi” temelinde şekillenmesi gerektiğini söyledi.
Otogarın geleceği yeniden gündemde
İZOTAŞ’ın açıklaması, İzmir’in en önemli ulaşım noktalarından biri olan otogarın geleceğine ilişkin tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
Şirket bir yandan mevcut haklarının korunmasını talep ederken, diğer yandan otogarın yenilenmesi ve çağdaş bir ana transfer merkezine dönüştürülmesi için yatırım yapmaya hazır olduğunu duyurdu. Sürecin bundan sonraki aşamasında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İZOTAŞ’ın taleplerine yönelik vereceği karar ve hukuki sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu oldu.
